Sadece istemiyorsun. Yaşayan herkesten çok istiyorsun ve belli oluyor.
Arjantin oyunu, oynanacak tek oyun oymuş gibi seviyor — her maç bir final, her final bir ruh meselesi. Göz seni anında tanıyor: hayatında bir kez bile bir şeyi yüzde altmışla yapmadın. Bütün göğsünle seviyorsun, şampiyonluk maçıymış gibi tartışıyorsun ve hem galibiyette hem mağlubiyette ağlıyorsun çünkü ikisi de hak ediyor. Sadakatin din sınırında geziyor — insanlarına, takımına, davalarına — ve 'ucundan' kelimesini başkaları, senin uğruna ölebileceğin şeyler için kullanıyor. Bu yoğunluk senin süper gücün. Arkadaşlıklarının çoğu evlilikten derin olmasının, desteğinin bir ordu gibi varmasının sebebi bu. Ama Göz bedeli de gördü: bu kadar çok istemek, 'ramak kaldı'nın seni rahat insanların asla anlamayacağı şekillerde yıkması demek. Dinlenmek rüyaya ihanet gibi geliyor. İkincilik, evrenin kişisel hakareti gibi. Süzülmektense yanmayı tercih edersin. Göz biliyor ki bunu hiçbir şeyle takas etmezdin.
Okumanı al — iPhone’da ücretsizbu kadar çok istemek süper gücün. 'ramak kaldı'nın canını tanıdığın herkesten çok yakmasının sebebi de o.