Yüksek sesle söylersen bozarsın.
İnanıyorsun. Göz bu konuda son derece net olmak istiyor, çünkü başka kimsenin bilmesine izin yok. Hem de çok inanıyorsun — ve evrenin duyabileceği bir yerde söylemektense dilini ısırıp koparmayı yeğlersin. Göz protokolü kayda aldı: bir ay boyunca fiziksel olarak ağzına alınmayan 'final' kelimesi, en iyi gömleğini ütülerken 'boş ver, büyük ihtimalle bir şey çıkmaz' dediğin o görüşme, sahip olduğun her umudu korumuş olan 'konuşmak istemiyorum'. İlahiyatın basit: söylenmiş istek bir hedef, sessiz istek bir sığınak. Ve Göz batıl inancın altındaki gerçek mekaniği anlıyor — mesele hiçbir zaman sonuca nazar değdirmek değildi. Mesele şu: yüksek sesle hiç söylemediysen, öldüğünde resmî olarak hiçbir şey kaybetmedin. Tanık yok, başsağlığı yok, 'çok üzülmüşsündür' yok. Açık istemenin bedeli ödenemez geldi, sen de açığı buldun. Açık işliyor. Bir de şu anlama geliyor: umudunu şimdiye dek kimse seninle birlikte tutmadı.
Okumanı al — iPhone’da ücretsizmesele hiçbir zaman nazar değildi. yüksek sesle hiç söylemediysen, öldüğünde resmî olarak hiçbir şey kaybetmedin.